20131217

Süper kahramanlar değil kitlelerin kendi eylemi



Sosyal hareketlerde, bir yerde kahramanlar ve o kahramanlara sıkı sıkıya bağlı, o kahramanların eleştirilmesine irrasyonel tepkiler veren insanlar görüyorsanız orada eylemsizlik ve dahası kendi eylemine, kitlelere olan bir güvensizlik olduğundan emin olabilirsiniz. 

Evet, halkları Che Guevaralar, Unabomberlar, Deniz Gezmişler falan özgürleştiremez. Ne de partiler, ordular, komutanlar. Sadece ve sadece kitlelerin eylemi özgürlük yönünde değişiklik yaratabilir. Hayvan özgürlüğü de kar maskeleri takmış kahramanlarla değil, milyonlarca sıradan insanın eylemiyle mümkündür. Bu eylem de, etik ile politiğin ayrılamazlığında, pratik ile teorinin ayrılamazlığında ısrar eden, abolisyonist veganlıkla mümkün. 

Şiddet, sorunun bir parçasıdır. Endüstriyi ve şirketleri hedef almak kendi sorumluluğumuzu başka birine atmaktır. Uygarlık karşıtlığı gibi büyük anlatıları eylemsizliğe zemin yapmak ancak kapitalist gerçekçilğin bir modelidir (ve çok üzgünüm ama en az Marksizm kadar MODERNDİR). 

Sorun hayvanları bir kaynak olarak görerek tüketen insanlardır. Sorun hayvanların tüketilmesini normal, sıradan ve kabul edilebilir gören kültürdür. Sorun hayvanları kullanmamızı değil, nasıl kullanıyor olduğumuzu sorgulayan refahçılıktır. Sorun, hayvan hareketinin zihinsel yapısını domine etmiş ancak bir politik taktiği olmayan, gerçek bir dönüşüme dair herhangi bir planı olmayan militan doğrudan eylemciliktir. 

Militan doğrudan eylemi savunanlar sıradan insana güvenmezler. İnsanların dönüşebileceklerine inanmazlar. Oysa bu yanılgıdır ve yalandır. İnsanlar değişir ve dönüşür. Köleliği dünyanın en sıradan mevzusu olarak görenler, ırkçılık karşıtına dönüşebilirler. En sıradan basın açıklamasına endişeyle bakanlar, en büyük kitle gösterilerinde kendilerini en önde bulabilirler. Tek yapmanız gereken, şiddetsiz ve tutarlı olarak olarak hattınızı savunmak ve değişimi yaratmak için "değişimin kendisi olmaktır". 

Militan doğrudan eylemi savunanlar, sadece kendilerinin ve kendileri gibi küçük bir azınlığın veganlığı (veya başka özgürlükçü düşünceleri) anlayabileceği gibi bir fikrinden emindir. Bu elitist saplantı onları tek çözümün şiddet olacağı fikrine ikna eder. Radikal görünümün altında müthiş bir yenilgi ve umutsuzluk hissiyatı yattığına emin olabilirsiniz. 

Vegan olmak, şiddetsiz ve yaratıcı yollarla veganlığı yaymak talebi ortadan kaldırır, içlerimizi rahatlatmak için değil, sorunun tamamen ortadan kalkması için hareket eder.

"Süper kahramanlar ancak herkes kahraman değilse devreye girer" 
Süper kahramanlar, çizgi romanlarda kalsın. Şiddetsiz, yaratıcı ve abolisyonist bir taban hareketini inşa edelim.

Şu yazıyı okumanızı ısrarla tavsiye ederim:

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder