20100121

Habertürk'ün 20 Ocak'ı...

Bu dünün HaberTürk gazetesi. Yani 20 Ocak gününün. Bir gün önce 3 bin kişinin Hrant Dink'in öldürülmesini AGOS'un önünde protesto ettiği, protesto ederken bu cinayette gazetelerin, medyanın ne kadar önemli bir rol oynadığını dile getirdiği, taşıdıkları dövizlere yansıttıkları, hepsine lanet ettikleri gün. Cinayetin 3. yıl dönümünün sabahı.

Hrant'ı öldüren karanlık güçler ise belli ki öfkeliler, belli ki o karda kışta, üstelik üç yıl geçmişken ufak bir grubun temsili bir anma töreninden bir adım öteye gitmeyeceğini umuyorlardı 19 Ocak'ın. Öyle olmadı, asla da olmayacak. Ondan umudu kestiler belli ki. Şimdi başka bir şeyi kaşıyorlar.

Fatih Altaylı şimdi HaberTürk'ün başında. Hrant Dink öldürüldüğünde Sabah gazetesinin başındaydı. O gün sürmanşetten Rambo ASALA Militanı Gibi haberini veriyordu Altaylı, güya Rambo ASALA'nın övüldüğü bir filmde oynayacaktı vs. vs. Altaylı da köşesinde bu olaya değinmeyi es geçmiyordu.

Dün TARAF gazetesi BALYOZ isimli bir darbe planının belgelerini yayınladı. Hani şu 200 binimizin (Hrant'ın cenazesinde yürüyen 200 bin ile nasıl da benzer bir sayı değil mi!) Şükrü Saraçoğlu standında esir tutulacağı darbe planı, camilerin bombalanacağı ve Hrant Dink'in "kaleminin kırılacağı" darbe planı. Şimdiye kadar planlandığını gördüğümüz en kanlı plan.

Planın bir köşesinde bir de "yararlanılacak gazeteciler" var, tanıdık isimler, Metin Uca, Ertuğrul Özkök, Ruhat Mengi ve bunlar gibi 137 köşe yazarı, biri de elbette Fatih Altaylı. TSK ise bu kez reddetmeye dahi tenezzül etmedi, bunun bir tatbikat planı olduğu ve güvenlik için yapıldığını söyledi. Habertürk okuyucuları geç kalmamış, hemen haberin altına yorum yazmışlar "TSK ne yaparsa doğrudur" diye. (Eh, Altaylı da Ergenekon'la ilgili yazmaktan hiç bıkmadığı gibi "ya bu haber yalan çıkarsa" temalı kompozisyon ödevlerini sürdürmekle meşgul olmuş dün)

Ve dün, o pek modern, pek şehirli, pek kuşe kağıda basılı gazetenin manşeti sesleniyor, diyor ki "bakın Ermenistan soykırım şerhi koydu" ve haberin devamı gibi görülen bir haber hemen altta "Hrant Dink Cinayeti bir operasyondu". Bu haber başka bir gün manşete taşınmazdı, Hrant Dink'in davasıyla ilgili herhangi bir gelişme de ilk sayfaya konmazdı. Ancak Altaylı her zamanki gibi doğru günde doğru manşeti atmayı başarmıştı.

Dün gazeteyi bir caféde gördüğümde önce bağlantı kuramamıştım, sonra fark edince bağlantıyı kanım dondu. Bir yandan 2003'te planlanan korkunç bir planın detaylarını öğrenirken, bir yandan bugün oynanmakta olan bir oyunun emarelerini böyle açık açık görmek...

Geçen bahar Altaylı gazetesini çıkarırken şöyle söylemişti başlangıç yazısında: "Beni tanıyorsunuz, bizi tanıyorsunuz. 1 Nisan 2007’de kaldığımız yerden devam edeceğiz. Göreceksiniz."

Görüyoruz Altaylı, görüyoruz, gözümüzden kaçmadığına emin olabilirsin...

(TSK'nın "olağan" bulduğu ve artık eskisi gibi "sahtedir, yalandır" demeye dahi zahmet etmediği BALYOZ gibi, KAFES gibi planlara karşı 23 Ocak Cumartesi saat 15.00'da Darbeye Karşı 70 Milyon Adım Koalisyonu sokağa çıkacak. Yer: Tünel Meydanı)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder