20090930

Kürtler susturulurken...

DTP'yi kapatmayı çok uzun zaman istediler. Sonra bu rafa kaldırıldı, ortada bitmiş, sonuçlanmış bir dava olmamasına rağmen gündemden kaldırdılar bu meseleyi. Bunda elbette yerel seçimlerde DTP'nin almış olduğu tarihi yüksek oy oranının rolü büyük.

DTP'yi kapatmadılar ama DTP'li vekillerin dokunulmazlıklarını kaldırıp yargılamak istediler. Onlar milletvekili olduklarından gidip de ifade vermeyi reddediyorlardı. Şimdi savcılıktan milletvekillerinin zorla mahkemeye götürülmesi emri geldi. Milletin temsilcilerinin konuşmasını engellemek istiyorlar.

Kürtlerin çıkardığı gazeteler sürekli kapatılıyor, biliyorsunuz. Geçen ay Günlük gazetesi kapatılmıştı, kapatılma sebebi yayınladıkları bir bilimsel makalelenin yargıya göre aslında bir bilimsel makale değil bir örgüt propagandası olması idi. Sonra aynı ekip "Demokratik Açılım" ismi ile bir gazete çıkarmaya başladı. İronik olarak bu ismi seçmişlerdi. Ancak daha 1 ay geçmeden, Van'da bir PKK üyesinin cenazesiyle ilgili yaptıkları haberden dolayı gazete örgüt propagandası yapmak ile suçlanarak kapatıldı.

Kürtleri susturmak, buralarda Kürtlerin sesini duyulmaz kılmak neden devlet için bu kadar önemli? Bunun elbette bir cevabı var.

İki gün oldu Ceylan Önkol öleli. 14 yaşında bir Kürt kızı, 6. sınıfa yeni başlamış. Pek çok yaşıtı Kürt gibi, yaşaması ya da ölmesi, sokaklarda olması ya da tutsak edilmesi, okula gidip okuması ya da çobanlık etmesi pek kimselerin umurunda değildi. Sürüleri otlatmaya gitmişti, güzel bir bahar havası vardı belki orada da, belki neşeliydi, ya da yorgun. Nereden bilsin, nefretten gözü dönmüş birisinin ona havan topuyla ateş edeceğini, kimin aklına gelir.

Paramparça oldu o ufacık bedeni. Bu haber manşetlerde olmalı değil mi? Ortalık ayağa kalkmalı değil mi? Askeri bir karakoldan, bir çocuğun üzerine ateş ediliyor, havan mermisi ile. Bu bir kaza değil, onlarca koyuna değil, çocuğa denk geliyor mermi. Çocuğun babası "etlerini ağaçlardan topladık" diyor.

Bu haber manşetlerden inmemeli değil mi? Sorumluları bulunana kadar.

Sorumluları?

Midem bulanarak devam ediyorum. Biraz önce HaberTürk'ün internet sitesine baktım. Bakın Serdar Turgut'un yazdığı bir yazı buldum. Şöyle diyor yazısında: "Şu anda Hürriyet'in modern şehirli gazete olarak en büyük rakibi Sabah değil Haberturk olmuş durumda."

Şehirli gazete! Şehir insanı çocuklarına çok önem verir. Çocuklar her şeyden önemlidir "şehirli"ler için. Milyarlar harcanır çocuklara, her istedikleri yapılır. Daha ufacıkken en iyi yuvaya gönderilir, en faydalı şeyleri yemesi önerilir. Bu "şehirli gazete"lerde çocuklara nasıl bakmak gerektiğine dair çarşaf çarşaf öneriler yazılır, kimisini psikologlar yazar, kimisini beslenme uzmanları vs. Hatta bu "şehirli" insanlar doğuda yaşayan insanlara da biraz burun kıvırırlar bu konuda. Onlara göre "doğulular" (ki Kürt demek istiyorlar) bir sürü çocuk yaparlar ve önemsemezler.

Ancak nedendir bilinmez, bu şehirli insanların bu şehirli gazeteleri paramparça olan bir Kürt çocuğunu hiç önemsemediler. Belki ufak bir haber yaptılar. Bu belki ajanslara düşen bir haber (eğer düştüyse) en fazla. Göz ardı edilebilir.

Bu şehirli gazetelerinden birinde çocukların sosyal fobi yaşamalarıyla ilgili bir makale vardı, ailelere bunu nasıl aşabileceklerini anlatıyordu, bir diğer şehirli gazete bekaretlerini 14 yaşında kaybeden ünlü Amerikalı aktrislerin bir listesini koymuştu dalga geçer gibi, diğerindeyse çocukların renkli bilekliklerle oynadıkları bir seks oyununun (büyük ihtimalle Amerikalı bir gazeteden çevirilmiş) haberi vardı. Ancak 14 yaşındaki Ceylan'ın korkunç ölümü yoktu.

Ahmet Altan isabetli bir şekilde sormuş bu günkü yazısında Taraf'ta; "Ceylan, zengin bir şehrin, zengin bir semtinde yaşayan zengin bir Türk ailesinin kızı olsaydı ve “havan topu ya da roketle vurulsaydı” bu ülke bu kadar sessiz mi kalırdı?"

Ve meclis. DTP'li milletvekilleri olmasa bu konuyu konuşacak kimse yok. Ülke bölünmesin, birlik, beraberlik diye nutuklar atan Bahçeli, Baykal ve türevlerinden ses seda yok. Bu olay hiç yaşanmamış gibi davranacaklar, vicdanları sızladı mı merak ediyorum.

İşte Kürtleri susturmak bu yüzden önemli. Kürtler konuşabildikçe, bölgede yaşananların hasır altı edilmesi mümkün olmadıkça ortaya dökülenler nelerin yapılmış, Kürt halkının başına nasıl felaketler gelmiş görmemizi sağlıyor.

Şu kısacık zamanda ortaya çıkanları hatırlayın, Dağlıca ve Aktütün baskınlarının iç yüzü, asit kuyuları, toplu mezarlar, eylemlerde öldürülen insanlar, JİTEM itirafçılarının anlattıkları, Ergenekon şemaları vs. vs.

Sorumlular demiştik değil mi? 14 yaşında bir kızın havan mermilerine hedef oluşunu manşet yapmayan kim varsa bu olayın sorumlusudur.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder