20081223

"Özür Dilemeyen"lere Sorularım...

Özür Diliyoruz kampanyasına imza atarken ne Türkiye adına ne Türk milleti adına imza attık 22 bin yurttaşımızla beraber. Her birimiz kendi adımıza dedik ne diyorsak. Kendi vicdanımızdı rahatsız olan, dile getirdiğimizse buydu. O halde, kabul edilebilir birşeydir ki, siz de özür dilemiyor olabilirsiniz. Vicdanınız rahatsız olmayabilir ya da gerek duymuyor olabilirsiniz. Beni ilgilendirmez. Bunun muhakemesi sizi ilgilendirir. Ya da Büyük Felaket'ten etkilenmiş, akrabalarını kaybetmiş bir Ermeni ile karşılaştığınızda ona anlatırsınız özür dilemediğinizi, bana değil. Yine de kabul edilir bir tavır.

Benim sorum da kayıtsız kalanlara değil zaten, benim sorum özür dilemediğini belirtmek için facebook grupları, alternatif imza kampanyaları açan, bununla ilgili yazılar yazanlara. Özür bekleyenlere ve atalarından falan özür dileyenlere. "Özür Dilemiyoruz" diyerek neyi kastettiklerini sormak, anlamak istiyorum. Anlayamıyorum. Cevap bekliyorum.

Özür dilemenizin gereksiz olduğunu söylüyor ve bunu belirtmek için imza kampanyası açıyorsunuz. Bunun için;

1. 1915 yılında İttihat ve Terraki yönetimi tarafından alınan kararla yurttaşımız olan (Osmanlı Devleti Vatandaşı) bir buçuk milyon insanın -bu insanlar çeteci, bağımsızlık mücadelesi vs. veren insanlar değildi, köylüler, tüccarlar, çocuklar, rahipler, yazarlar, milletvekilleri vs. vs. idi, yani bir halkın tamamı idi- ölümüne sebep olacak şekilde bir tehcire maruz kalmasının doğru ve kabul edilebilir olduğunu mu söylüyorsunuz? Bu konuda bilginiz var, yaşanan büyük acıları kabul ediyor ve Ermeni toplumunca Büyük Felaket olarak, devletimizce Ermeni Tehciri olarak isimlendirilen ve diasporanın Soykırım olarak adlandırdığı bu olayı benimsiyor ve iyi ki de yapılmış mı diyorsunuz? Demek istediğiniz şey bu mu?

2. 1915 yılında yaşanan bu olayın haklı bazı sebepleri olabileceğini mi düşünüyorsunuz. Bunu söyleyenler o dönemde Ermeni çetelerinin yaptığı katliamları öne sürüyor. Tarihi bir çarpıtma: Asıl Ermeni katliamı olarak bilinenlerin Osmanlı vatandaşı değil, Kafkasya'daki Rusya yardımıyla örgütlenen Ermeniler. Öte yandan bu dönem dünyanın pek çok yerinde bağımsızlık savaşları veriliyor. Yine de diyelim ki evet, çeteler kuran Ermeniler vardı ve köylere baskınlar düzenliyorlardı. Peki, yetimhanelerde kalan çocuklara kadar, üstelik sadece bölgede değil, bölgeden çok uzakta İzmir'de, Bursa'da, Amasya'da vs. yaşayan Ermeni yurttaşlarımıza kadar bir buçuk milyon insanı yok etmeye bir sebep midir bu? Devlete herhangi bir şekilde kafa tutan her grubun tüm üyelerinin yok edilmesi gerektiğini mi savunuyorsunuz?

3. Eşit savaş koşullarından ve karşılıklı katliamdan söz ediyorsunuz. Söyler misiniz? Bir ülke kendi halkıyla, kendi tebaasıyla eşit savaş koşulları kurar mı? 1915'te Osmanlı ordusunun nasıl bir kuvveti vardı. Madem şartlar eşitti ve karşılıklı silahlı insanlardı bunlar, nasıl oldu da 1,5 milyon insan itiraz edemedi çöllere sürülürken? Nasıl oldu da tek tük direnişlerin haricinde bugün gecekondu mahallelerinde bile görülen direnişler kadar direnişler bile örgütleyemeden düştüler yollara kitaplarını sırtlayıp? Devletin size ezberlettiği şeyler bir yana, en basit mantıkla bir bakın. Şu siyah beyaz fotoğraflardaki insanlarla Osmanlı Devleti gibi 1. Dünya Savaşına giren Emperyalist güçlerden biri, dünya pazarından pay kapma yarışındaki devasa bir eski imparatorluğun güçleri eşit midir?

4. Hadi bir de sizin için çok çok önemli olan ulusal çıkarlarınızdan bakalım... 1915 ülkede ki orta sınıfı yok etti ve onun parasını milli sermayesi için henüz bir kese altını idare etmemiş olan yeni tüccarlara verdi. Sonuç ne oldu; yabancı sermayenin ülkede hakimiyet kurması. Sanayileşmeyi 50 sene geciktirdi. Ülkenin pek çok yerinde çağdaş eğitim veren binlerce okul kapandı. Sadece Harput Ovasında 92 okul, 8 bin öğrenci... (Baskın Oran, Radikal, 16.11.2008) O dönemde Amasya'da kapatıldığı için Amerikan hocalarının Selanik'e kaçarak yenisini açtığı Ermeni-Amerikan okulu şu anda Yunanistan'ın en önemli okullarından biri. Bu olan bitenden de memnun musunuz? Bu katliamı hâlâ sahipleniyor musunuz?

5. Herşey bir yana, bir de Ermenistan'la ilişkilerden dem vuruyorsunuz. Bu olayın Ermenistan'la, Fransa'yla, Türkiye'yle vs. ilişkisi olmadığını görmüyor musunuz? Bu insanlar bizim yurttaşlarımızdı, dedelerinizle aynı nüfus belgesine sahiplerdi. Başka bir ülkenin insanları değildi. Şimdi de başka ülkenin insanları değil bizim en çok sorumlu olduğumuz, buralardan zorunlu olarak göç ettirilenlerin torunları, buralarda kaldığı için baskılara maruz kalanlar, Aşkale'ye gönderilenler, sokak ortasında öldürülen Hrant Dink'in ailesi, yakınları... Bir an olsun milli güvenlik derslerinde beyninizi yıkadıkları Jeopolitik Önem zırvalarını bırakıp düşünseniz ya...

Evet, kayıtsız kalmanızı anlarım, bu konuda hiç konuşmak istemeyişinizi, susmanızı, yok saymanızı vs. vs. Peki bizim özür dilememiz sizi niçin bu kadar rahatsız ediyor? Neden bu kadar korkuyorsunuz? Sizi bu siteleri açmaya yönelten de ne böyle? Yoksa... yoksa sizin de içinizde birşeyler sızlıyor da, bu günahı kabullenemeyip bastırmaya mı çalışıyorsunuz?

Yoksa Hrant Dink haklı da, bu tavrınızda olan bitenleri kabullenemeyen onurlu bir yan mı var? Çünkü Hrant Dink derdi ki, Türkler'in Soykırım olmamıştır demesindeki onurlu yanı görmemiz gerekir. Çünkü ona göre bu, olan bitenleri reddetmenin, bu yapılanları lanetlemenin bir yoluydu.

Eh, cevap bekliyorum...

5 yorum:

  1. Resimler çarpıcı ve gerçek. Zaten insan olanın bu katliamları kabullenmesi gerekir. Ama özür dilemek başka.

    Peki hocam kendimizi bunlardan sorumlu hissetmiyorsak?

    Yani ne ben ne de atalarım böylesi bir katliamda bulundu. Ne ben ne de atalarım böylesi bir katliamın zıkkımından beslendi. Üstelik bu katliamları yapan kendimi bildim bileli günahım kadar sevmediğim insanlar.

    Zaten şimdi cehennemde cayır cayır yanan habis ruhluların dilemesi gereken özrü biz niye dileyelim? bence bu kerizlik! Ermeni kardeşlerimize değil faşizme karşı bir kerizlik. Ha özür dilenir ama özür dilemesi gereken devlettir. Vicdan sahibi insanlar ise üzülür ve ermenilerin üzüntüsünü paylaşır.

    "özür" yanlış bir kelime bence.

    YanıtlaSil
  2. zaten dediğim gibi benim buna itirazım yok. benim itirazım özür dilemiyoruz gibi siteler açanlara. ama söylediğinizle ilgili ırkçılığa ve milliyetçiliğe dur de mail grubunda şöyle bir yazı geçmişti, alıntı yapmak istedim:

    Elbette hiç bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı bireysel olarak kendini suçlu hissetmemelidir. "Özür dilemek" sadece suçluluk ya da utanç sonucu söylenmek zorunda değildir, aynı zamanda empatinin bir ifadesidir ve gelecek için güvence vermektir. "Ben sana yapılan bu hareketi atalarım dahi yapmış olsa kabul etmiyorum, benim yanımda güvendesin sana benden atalarım gibi zarar gelmez" demektir. Bu insanlara yeterince açık gelmezse onlara örnekler verin. Bir gruba tanıştırdığınız bir arkadaşınız patavatsız davranıp gruptaki insanları rahatsız ederse, o gittikten sonra onun adına özür dilemez misiniz? Ya da çocuğunuz komşunun camını kırdığında ondan özür dilemez misiniz?
    Ermeni tehciri için vatandaş olarak özür dilemen, politik kaygılardan ve sınırlamalardan uzak samimane bir özürdür ve yüzyıllardır aynı coğrafyayı neden kavgasız gürültüsüz paylaştığımızı bir kere daha hatırlatmaktadır.


    bence güzel bir cevap.

    YanıtlaSil
  3. Yazdıklarınızı okudum ancak büyük bölümüne katılmıyorum. Öncelikle şunu söylemek istiyorum; Türkiye'de insanlar bu tarz konulara tek taraflı bakıyorlar. Bu biraz da ideolojilerin yönlendirmesiyle olan bir şey diye düşünüyorum. Türkiye'de milyonlarca Balkan göçmeni yaşıyor. Sözde soykırımdan yıllarca önce başlayan Balkan göçleri hakkında bu cepheden hangi insan bir yorumda bulunmuştur doğrusu merak ediyorum. Bu insanlar da Türk ve Müslüman oldukları için öldürüldüler, katliama uğradılar. Balkanlardaki topraklarından sürüldüler, Anadoluya sığınmak zorunda kaldılar.
    İkincisi ise şu; bu sözde soykırımı kimin uyguladığı meselesi 1915'te Osmanlı Devletini İttihat ve Terakki yönetiyordu. Bu parti Babıali Baskını ile iktidara gelmişti yani darbeyle. Şimdi, darbeyle yani zorla iktidara gelmiş bir partinin yaptıkları (eğer yaptıysa) için neden Türkiye özür diliyor?

    YanıtlaSil
  4. merhabalar, okuduğunuz için teşekkürler;

    öncelikle yazdıklarımın taraflı olmasını eleştiriyorsunuz, evet doğrudur, taraflı olduğumu asla gizlemedim. ancak daha en başından 1915te yaşananları "sözde soykırım" olarak nitelendirerek siz de gayet taraflı ve belli bir ideolojinin içerisinden -devletin resmi ideolojisi- konuşan birisi konumuna gelmiyor musunuz?

    Balkanlar mevzusu bence de çok acı bir durum. Acıları karşılaştırmak ise yersiz. Irkçılık nerede yapılırsa, kime karşı uygulanırsa uygulansın kötüdür. Peki bu olaylar hiç yaşanmamış gibi davranılsaydı, bunları konuşanlar cezalandırılsa, linç edilseydi nasıl hissederdiniz?

    Son kısma gelince; imza kampanyası metnini okursanız, Türkiye'nin isminin asla geçmediğini göreceksiniz. Burada bireysel vicdanlar söz konusu. Söz konusu çünkü biz bu meselenin yaşanılmış olmasından dolayı değil yalnızca, yıllarca sessiz kalınmasından, zulmün sürdürülmesinden ötürü, bizim bu sessizliğe unutulmuşluğa tepki verememizden ötürü de özür diledik, Türkiye adına değil, kendi hesabımıza. Bence kampanya metnine bir kez daha göz atmalısınız.

    "Eğer yaptıysa" diyorsunuz. Üç Maymun diye bir film var, izlediyseniz, adam kendi suçunu gizlemek için para veriyor. Bu dünyada masumiyet parayla satın alınan birşey halini almış. Türkiye her sene ne kadar para harcıyor dersiniz, masumiyet satın almak için?

    YanıtlaSil
  5. sadce ermenı deıl kürtlere karsıda bır sındırme polıtıkası ızlemıs turkıye elbette ozur dılenecek zaten dıleyende ulke adına deıl kendı sahsı adına dıler

    YanıtlaSil