20080415

Hepimiz o kadar da suçluyuz ki! Her birimiz...

Basın pek bir mutlu haberler ulaştırıyor İtalya'dan, İtalyan gazeteleri Türklerin acılarını paylaşıyor olmasından dolayı mutluymuş, hatta öyle bir durummuş ki, ailesi de Türkiye insanlarına teşekkür etmiş konukseverlikleri için ve hatta yetmiyormuş gibi bir de daha sonra Türkiye'ye bir tatil için de gelebileceğini söylemiş. Acılı yakınları demiş ki "Bir sapığın yapmış olduğu davranışı tüm bir ülkeye maletmek gerekmiyor"

O halde rahatlayabiliriz, zaten böyle bir cinayet için Türkiye'yi suçlamaya, Türk insanına bir şeyler söylemeye, huzur bozmaya gerek yoktu, bunu yapan münferit bir sapıktı epi topu, ötekileştirebileceğimiz, bizden olmayan biri. Bunu zaten biliyoruz. Yoksa biz masum, iyi huylu, konuksever insanlarız. Herkes bilir bunu! Tek üzüntü kaynağımız da AB ülkelerinin, batılıların bizi yanlış anlayabileceği, bu "münferit" olayın Türkiye için kötü bir reklam olabileceği ve AB'lilere rezil olma ihtimalimizdi, eh, o da aradan çıktığına göre olayı unutup hayatımıza kaldığı yerden devam edebiliriz.

Teşekkür ederim ama ikiyüzlülüğünüzden daha fazla yiyemeyeceğim, midem bulanıyor.

Sanki daha bir kaç ay önce Antalya'da Alman kadına tecavüz etmekten yargılanan zanlılara "ülkemize gelen yabancı turistlerin ne amaçla geldikleri bilindiğinden..." ceza indirimi uygulanmamış gibi, daha Taksim'de yılbaşını kutlamak isteyen insanları taciz edenler komik para cezalarına çarptırılmamış gibi, sanki Türkiye'de bir kadın otostop yaparak Gebze'den geçebilirmiş de hayret nasıl olmuş da bu yaşanmış der gibi. Eğer öyleyse, Hazırkart reklamları beyninizi bulandırmış sanırım!

Birilerine göre, Türkiye'deki olaylar şöyle değerlendiriliyor: Bizi AB'ye rezil edenler ve etmeyenler. Örneğin bir futbol maçını kazandıysa bir Türkiye takımı, bu bizi rezil etmeyen bir davranış, ancak maçta olay çıktıysa, bu sportmenliğe aykırı olduğu için değil, AB'ye bizi rezil ettiği için kötü bir olay. Yani kol kırılırsa bari yen içinde kalsın durumu. Hrant Dink cinayetinin ardından bir takım insanlar cinayetin "Türkiye'nin adını kötüye çıkarmak için işler yapan karanlık güçlerce" işlendiğine karar vermiş ve Türkleri temize çıkarmıştı ya.. O ikiyüzlülük işte bahsettiğim.

Ancak bunlara ses çıkartmayanlar olarak nasıl da suçluyuz hepimiz. Hadi bir kere dürüst olalım, bir kez olsun yapmayalım şu ikiyüzlülüğü. Bir kere olsun öne eğelim başımızı, yaygara çıkarmadan, oraya buraya atmadan suçu üzülelim samimice ve bağıralım hep birlikte, biliyorum, Hepimiz Ermeniyiz demediniz, diyemezdiniz, demeyin, ancak bu kez en azından şunu söyleyin: Hepimiz Suçluyuz!

Suçluyuz işte. Sağımızda solumuzda sürekli taciz yaşanırken bu kadar sessiz kaldığımız için, kadınların sokağa belli bir saatten sonra çıkmasının normal karşılanmadığı bir ülkede yaşadığımız ve garipsemediğimiz için, namus, ahlak gibi kavramlarından altına gizlenerek dünyanın en büyük namussuzluğu ve ahlaksızlızlığı olan ayrımcılığı göz göre göre uyguladıkları ve bir kez olsun hayır diyemediğimiz için, kadına yönelik pozitif ayrımcılık uygulamayan partilere hala oy veriyor olduğumuz için suçluyuz. 8 Martta sokağa çıkmayan kadınlar da suçlu, ancak 8 Mart'ta kadın özgürlüğünü başörtüsü karşıtlığına indirgemiş Cumhuriyet kadınları da en az onlar kadar suçlu, erkeklerce koyulmuş kuralları kadınlara dayatmak istedikleri için, kadınların eğitimine şerh koydukları için. Ufacık oğullarına "erkek adam ağlamaz" diyen anneler de suçlu, kızını okula göndermeyenler suçlu da, okulda erkek egemen kültürü çocuklara dikte eden eğitim sistemi değil mi? O da suçlu. Masum olan kimse yok, Pippa'dan başka...

Tüm bu suçlarımızın günahını Pippa ödedi işte nihayetinde. Pippa tam da bu bahsettiklerinizi, hani ne kadar konuksever olduğumuzu, bu savaş diyarı, kan ve gözyaşı diyarı olarak bilinen yerlerin aslında öyle korkulacak yerler olmadığını göstermeye gelmişti. Şimdi aklımdan çıkmıyor, aklımdan çıkmayacak da, neler hissetmiş olabileceği, boğulurken, tecavüze uğrarken. Eminim o da tıpkı İtalyan ailesi gibi bu olayın münferit bir olay olduğunu düşünmekteydi o sıralarda ve hala insanlığa inancını yitirmemişti, tıpkı Rakel gibi o da bir bebekten katil yaratan karanlığı düşünmüştü, bizim de bir buçuk yıldır kara kara düşündüğümüz gibi...

Şimdi biz bu suçun vebalini nasıl kaldıracağız?

Sahi, bir insanı hiç tanımadığı ve ihtiyaç duymadığı insanlar için bu yolları otostopla katetmeye yönlendiren o aydınlık nerede?

Gözyaşları ile...

Pippa, artık sen de bir Hrant'sın, hepimiz gibi...

PS: http://www.hepimizgeliniz.com/

1 yorum:

  1. Haklı olabilirsiniz.
    Ülke'nin değil ama üzerinde yaşayan biz ülke vatandaşlarının adına SUÇLUYUZ. Çünkü verdiğiniz örneklerde de olduğu gibi turistlerin amacı ülkenin kendilerine tanıtılması, tarihi eserler vs. en önemlisi de o ülkenin insanlarını tanımak değil midir zaten?
    Ülkemize belli bir amaç doğrultusunda gelen turistlerin karşılaşacağı daha doğrusu onları karşılayan olaylar yaşadıklarımız olmamalıdır.

    Konuksever olmasına konuksever bir milletiz, evet. Fakat bu zincirin dizilişini bozan çok EĞRİLER var. Ne demek istediğimi anladınız sanırım.

    YanıtlaSil