20080301

Bayinizde...*

Bugün Türkiye'de halen yayınlanmakta olan en eski gazete, geçtiğimiz günlerde 100üncü yılını sessiz sedasız kutlayan, pek de kimselerin varlığından haberdar olmadığı Jamanak gazetesidir. 1908'te II.Meşrutiyet'le aynı dönemde kurulmuştur. Ermenice, günlük olarak çıkar ve Mısır'dan Rumeliye ülkenin dört bir yanına dağıtılır, okur yazarlığın çok düşük olduğu o zamanlarda 15 bin gibi tirajlara ulaşırmış. O zamanlar, Anadolu'da Ermenice çıkmakta olan bir gazeteyi okuyacak Ermeniler varmış tabii. Neler görmüş bu gazete, neleri haber yapmış, Dünya savaşları, 1915 trajedisi, Cumhuriyet'in kurulması, darbeler, 6-7 Eylül... Her birinde daha da küçülmüş gazete, gitgide İstanbul'da kalmış olan küçücük bir cemaatin gazetesine dönüşmüş. Bugün hala tüm imkansızlıklara rağmen günde yaklaşık 1000 tirajla pazar hariç hergün çıkmaya devam ediyor.

Bir başka gazete de, 1996 yılında kurulmuş. Bu kez Ermenice değil, ama içinde Ermenice birkaç sayfayla beraber... Derken o gazete kimi zaman yaptığı haberlerle Türkçe basının manşetlerine taşınmış öfkeli puntolarla, diğer zamanlardaysa pek ufak bir azınlık haricinde kimseden habersiz, bir kaç dağıtım noktası ve abonelik sistemiyle bir kaç bin basılıp yayın hayatını sürdürmüş. Bu habersizlik sürüp gidiyormuş ki birden vicdanlar büyük bir yara almış. Bir Ocak günü vurulmuş o gazetenin sahibi, Osmanbey'in sokaklarında.

O gün Agos'un varlığından tüm ülke haberdar olmuş. On binler yürümüş, belki o gün Ermeni olmanın, azınlık olmanın ne demek olduğunu anlarcasına spontane olarak "Hepimiz Ermeniyiz" diye bağırmışlar. Ama o kalabalık da katillerin kahramanlaştırıldığını görmüş, katillerin devletin jandarmasıyla işbirliği içinde olduklarını görmüş, e-darbeyi görmüş, Cumhuriyet mitinglerini, seçimleri, 2007 1 Mayıs'ını görmüş ve Anadolu'daki Ermeniler gibi, Jamanak okurları gibi azılıvermiş bu "Hepimiz Ermeniyiz" diyenlerin sayısı, aradan bir sene geçince de mahkemelere gelen bir avuç azınlık kalmış geriye...

Agos da gündemden tekrar düşmeye başlamış, mahkeme günleri adı geçen ufak haberler olmuş, bir de İstanbul, Ankara gibi büyük şehirlerin büyük kitapçılarında insanların görünce hatırladığı bir gazete oluvermiş tekrar. Satışları da normal düzeye çekilmiş, yine o zaten abone olanlarla, zaten önceden de alanlar almaya başlamış gazeteyi.

Yine de artık bazı insanlar hiç bir şeyin 19 Ocak öncesindeki gibi olmasını istememekte. Bu sebeple Agos, Türkiye çapında dağıtım yapmakta olan Merkez Dağıtım'la yaptığı anlaşma ile artık tüm gazete bayilerinden alınabilecek. Böylece her Cuma gazete bayinizde Hrant Dink'in gazetesi Agos'u da göreceksiniz.

Agos 19 Ocak'tan beri sadece Ermeni cemaatinin gazetesi değil, Hrant Dink'in ardından yürüyen ya da yürüyüşü yürekten destekleyen, o acıyı anlayan ve Türkiye'yi insanların birarada eşit ve özgür olarak yaşadığı demokratik bir ülke olarak görmek isteyen insanların yani bu ülkenin vicdanının gazetesi. Bu değerlerin yeşereceği asıl yer olan Anadolu da nihayet bu güzel gazeteyi okuma fırsatına sahip olacak.

Ermeni olmanın dahi kimilerinin gözünde düşmanlık yarattığı bir düzende, her türlü tehdite, yerli yersiz açılan davalara, sınırlı satış imkanlarına ve nihayet o acı ölüme rağmen hiç durmadan her hafta önümüze sunulan Agos'un, çok daha geniş kitlelere ulaşacak olması umut verci.

Bu hafta bayinize Agos'u sorun...

Dayanışma ile...

________________________ *13 Mayıs 2008 - Radikal Genç

1 yorum:

  1. Açıkçası Agos gazetesini hiç almadım. Ama Hrant Dink'in birkaç yazısını okumuştum.

    Son köşe yazısının açıklaması ise 'Haber 3' sitesinin "İşte Hrant Dink'in son köşe yazısı !" başlığı altında detaylarıyla anlatılmış.

    YanıtlaSil