20070929

A, Yoksa siz hala Malezyalılaştıramadıklarımızdan mısınız?

Seviyorum işte, bu ülkede, ya da medya da hiçbir şeyi sevmiyor olsaydım mesela, o derece soğusaydım ülkeden falan, yine de şu siyasi polemikleri takip ederdim. Birileri birşeyler icat ettikçe bu kavramlar üzerinden o günkü yazısını çıkartmaya bayılan köşe yazarları çok güzel. Hani bazen kavramlar öyle arada kaynıyor da insan üzülüyor, nasıl kaçırdınız bu kavramı diye mail atası geliyor. Gerçi kim köşe yazarlarına mail atacak kadar bol vakite sahip bilmiyorum, çünkü tüm vaktimi facebook alıyor.
.
Yaz boyunca, "sözde değil özde", "ezber bozmak", "hepimiz ***yız" ve aklıma gelmeyen, toplumsal hafızasızlığıma kurban gitmiş pek çok ifade yeni gelen iki kavramla geride bırakıldı. Bunlar "Malezyalılaşmak" ve "Mahalle baskısı"
.
Mahalle baskısı hissedilir efendim, hissedilir, ama sadece laikçe bişi de değildir. Tabii bu kavrama da ülkedeki ilk faşist komediyen bozması şarkıcının biriymişçesine tepki vermek gibi. Youtube da videoların altında intikam ve cinayet yeminleri "comment" ediliyor mesela, üstelik aralarındaki en liberal yorum da "Yapmayın arkadaşlar, biz bu ülkede hepimiz kardeşiz, Ermeniler bizim düşmanımız değil. Asıl düşmanımız Rumlardır." şeklinde. Durum böyle olunca mesela sadece mahalle baskısında dinciden değil faşistin baskısından da korkmak lazım. Zira biz de öyle yaptık, bazı yerde seçim çalışması yürütmedik. Yıllardır da vardır bu. 70lerde mahalle mahalle ayrılmamış mı ülke bu sağcı, bu marksist, bu maocu diye? Tıpkı günümüzde üniversitelerin, fakültelerin, öğrenci yurtlarının ayrıldığı gibi.
.
Yeni kavram bulduk diye bu denli yaygaranın anlamı nedir ki?
.
Mesela mahalle baskısının kapsamı nedir? Bağdat caddesine çıktığında hisseder misin? Eh, haliyle o halde sermaye baskısı da olabilir pekala.
.
Hem diyelim, uzun saçlı kızımız güzel giysileriyle yürürken baskı hissediyor. Doğru aynen böyle oluyor, hatta mufazakar semtlerde gece oldumu kızlarımız sokağa dahi çıkamaz yanında erkeksiz, yoksa peşine başka bir erkek peydahlanır. İşte bundan ibarettir muhafazakarlık, erkek egemen toplumun çirkin mütecavüz yüzü, kendi krallığında kadına ve kadına ait olabilecek herhangi bir şeye ve tüm kadınsılıklara nefretle bakan "erk".
.
Öte yandan, türbanlı kızımız okuluna giremez, başı açtırılır zorla kapıdaki faşizm aksesuarı güvenlik güçlerince. Buna ne demek gerekir? Bu da polis baskısıdır. Elinde copuyla, YÖK'ün de prof'uyla erk yine hükmeder özgürlüğe.
.
Mesela sekülerist çok çok sevilesi, yüce eski cumhurbaşkanımız hangi baskıdan dolayı orhan pamuk'un nobelini bile kutlamamaya özen gösterirken, pek 1 şeriatçı neo-liberalist başkanımız adını anmadan "bazı yazarlarımız nobel bile aldı" deyince, eh düşünmek lazım tabii, ezbere olmazzzz.
.
Eskiden Çekoslovakyalılaştıramadıklarımız vardı mesela şimdi ise Malezyalılaşıyoruz.
Çekoslovakyalılaşmak sanırım o dönemde hala bölünmemiş olan bu iki ülkenin sosyalist yönetimi ile ilgili olabilirdi, ne de olsa o dönemin "Bu kış komünizm gelecek." paranoyası günümüzde "Bu kış şeriat geliyor" histerisi ile yer değiştirdi. Eh durum böyle olunca küresel ısınma sebebiyle artık kışların gelmediği ve şeriat isteyen pek de kimse kalmadığını zira mallarının 6da 1ini verecek olsalar zekat kanununa göre, şirketlerinin karından olacaklarını fark etmiş pek çok yeşil burjuva kendilerini muhafazakar liberal olarak tanımladı. Gel de amerikalıya anlat muhafazakarliberali. Adeta Clinton ve Bush'un birleşimi, cat-dog var ya nickledeon'da, onun gibi 1 şey.
.
Artık Türkleri Çekoslovakyalılaştırmakdan bahsetmek de tehlikeli hale geldi, ne de olsa çekoslovakya bölündü, bu bizim en kötü kabusumuz, bölücü olursunuz, demeyin Çekoslovakyalılaşmak diye! Sonra size de sorarlar "PKK'yı terör örgütü olarak tanımlıyor musunuz" diye, kimse de anlamaz başka ne dediğinizi.
.
Üstelik, Türkiyelileşmekten bahsettiği için yargılanacak Baskın Oran varken. Üst kimlik olarak neyi tercih ediyoruz: Malezyalılık, alt kimlik sömürge. Evet, işte budur. Sömürge.
Senegalleşiyoruzdur. Bence. Son olarak, selam olsun, Birmanya'da özgürlük mücadelesi verenlere.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder