20070702

Yaz hali...

Bu aralar ileri geri konuşuyorum, üstten üstten atıyorum, bir sürü söz, cümle ve bir şekilde lafımı dinletiyorum, kökenlerini reddetmiş bir toplumuz diyorum, hepiniz başka insanların günahları için kendini feda eden isa rolünü oynayan yalancılarsınız diyorum, ellerinizdeki kanı temizleyin öyle oy isteyin diyorum... Bir öfke, bir kızgınlık, kendini beğenmişlik, sonu nereye varacak hiç önemi yok da kökeni nedir ki bunun?
Tamam, herkes kendince kızgın vebir yol tutmuş gidiyor, bense işte tam da umutsuzluğa teslim oldum, aman ne güzel, veririm oyumu barajı geçemem derken bu umutsuzluğu bağımsız adaylarla kırdılar. Birinci bölgeden aday Ufuk Uras olunca, bir yerlerdeki yenik ödp'li ruh yeniden ayağa kalktı. Tam da her geçen gün çirkinleşen bir siyaset dünyasında umut ise, işte bu umutsuz ve umutsuzluğundan gayet memnun komformist kişiliği pis bir iç sıkıntısına sürükledi. Çünkü sıkışıp kaldığım bu banliyö semtinde seçim bürosu yok ve ben hiç bir katkıda bulunamıyorum, çok çok can sıkıcı...
22 Temmuz yaklaştıkça da siyaset gittikçe çirkinleşiyor. Off, yakında birbirlerinin porno kasetlerini yayınlayacaklar ya, o noktaya geldi neredeyse. Birileri ip dağıtır, öteki türkücüleri aday yapar, öbürü binbir hakaret, savaş naaraları atan solcular mı istersin, yoksa kürt sorunu askerle çözülmez diyen kontrgerillalar mı. Hepsi mevcut, ben artık kusma noktasına geldim, insanın elinde bir büyü olsa da, ya da dev bir megafon, insanlara gözünüzü açın diye bağırabilsem.
İşte tam bu ortamda, ben de en rezil ruh halime dönmüş bulunmaktayım, efendim, benim en rezil ruh halim tembel halimdir. Mesela bugün gitmem gereken iki yer vardı ki ikisi de çok önemli idi, biri Hrant Dink davasının ilk duruşması için yapılan sessiz protesto eylemi (biz bu duruşmanın tanığıyız), diğeri ise 2 Temmuz Sivas Katliamı anma töreni/mitingi. Bir de telefonuma gelen mesajlara da cevap yazamıyorum çünkü kontörüm bitmiş, gidip kontör alacak halim bile yok. Doktora mı görünsem de diyemiyorum çünkü doktora da gidemem, binbir tane ıvır zıvırı var. Allah kahretsin, 20 yaşındaki adam olarak sağlık karnemle hastaneye gidince babamın işyerinden sevk kağıdı istiyorlar. Ufuk Hoca'ya söyleyelim de mecliste şu meseleye de bir değinsin, nedir yahu bu?
Okunması gereken kitaplar listesi de epey bir kabardı. Kitap bile okumuyorsam ben bütün günü nasıl geçiriyorum o da ayrı mesele, sahiden neresinden tutup çöpe atıyorum günleri bilincinde bile değilim. Canım bile sıkılmıyor artık -tabii o kronik can sıkıntısını sıkıntıdan saymıyorum.
Live Earth'ü de göremeyeceğiz. Kıbrıs'tayız haftaya...07/07/07güzel tarihmiş ama, sevdim. Umarım şanslı 7 olur onlar için. (benim için de)
Hmm,hiç uçağa binmedim, dönüş bileti de almadım. (Şayet dönemezsem masraf olmasın diye değil, içimden gelmedi, dönüşü düşünmedim, Dönüş'ü Almadovar düşünsün)
Bir de iktisattaki sarışın kız vardı... Onu da unuttum işte, beynim sulandı.
Böyle birşeyler işte...
Düşünün

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder